👔 Ekibini Yönet, Müdürünü Etkile, Kariyerinde Kazan.  Kazanan Liderler Kulübü Üyesi Ol →

Blog

Liderlikte En Tehlikeli Tuzak : Sınır Koyamamak

Gemini_Generated_Image_xhn8hxhn8hxhn8hx
Liderlik

Liderlikte En Tehlikeli Tuzak : Sınır Koyamamak

Bir toplantıda ekibinizden bir arkadaş incir çekirdeğini bile doldurmayacak bir konuda şikayete mi başladı? Veya grup Whatsapp sohbetinde cevap vermenizi gerektirecek yıkıcı yorumlar mı yapıyor? Onu “şımarık” veya “haddini bilmez” mi buluyorsunuz? Zihninizde diğer insanları yargılayan “Yargıç” hiç susmuyor mu? Yalnız değilsiniz.

Duruma biraz daha detaylı bakalım. Bu arkadaşımız bazen ergen gibi davranıyor, hedefini tutturamadığında “yeteri kadar desteklenmediğini” iddia ediyor, “şirket bana değer vermiyor” söylemi için yaşadıklarından hikayeler uyduruyor ve bu yaklaşım ekipteki diğer arkadaşları da olumsuz etkiliyor olabilir. Siz de ekip yöneticisi olarak “sert çıkmanın” sakıncalarını aklınıza getirerek “alttan alıyorsunuz”, ona empati yapmaya çalışıyorsunuz, onun gözünden olayları değerlendirme yoluna gittiğinizde de “çözümden” uzaklaşıyorsunuz, değil mi?

Burada kötü hissetmeniz normal, kendi iç sesiniz sabotajcılarınızın etkisinde, karşınızda da kendi sabotajcıları ile gelen ve grubu bozan bir insan var, o anda tepkinizi düzenleyebilmek, öfkeye kapılmamak, durumu serinkanlılıkla değerlendirebilmek zor olabilir, işte liderlik bunu gerektiriyor.

İş nereye varabilir?

Bu durumun o anda öngöremeyeceğiniz farklı olumsuz senaryolara evrilme ihtimali de var.

Toksik yaklaşım ekibe yayılıyor. Bir kişinin olumsuz ve şikayetçi yaklaşımına uygun bir yaklaşım gösterilmediğinde diğer grup üyeleri de bunu “normal” görmeye başlıyorlar, bu olumsuz hava yayılıyor. Biliyoruz ki çalışanlar “bilmedikleri” konularla ilgili hemen “olumsuz” senaryoyu kullanırlar, böyle bir durumda da onlar da “Şirket bize de iyi davranmıyor, değer vermiyor” demeye başlayabilirler.

Yönetici olarak siz duygusal tükeniş yaşıyorsunuz. Toplantılarda bu davranışlar arttıkça sizin “kötü hissetmeniz” artık olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabilecek bir hale geliyor da olabilir. Bu durum özel hayatınızı, iç huzurunuzu, uyku kalitenizi de etkileyebilir.

Ekibin size güveni ve saygısı azalıyor. Siz dişlerinizi gıcırdatıp cevap vermediğinizde ekip üyeleri size “sınır koyamıyor” diye bakmaya başlıyor, size güvenip duygusal yatırım yapmaz hale geliyor. Bu orta vadede bağlılığı da olumsuz etkiliyor.

Siz toplantıda bu isyankar arkadaşımıza ne cevap vereceğinizi düşündüğünüzde farkında olmadan en alt seviyede bireylerin şirketleriyle olan kurum-birey ilişkisi içinde kendiniz buluveriyorsunuz. O alan özel ve bireysel bir alan olabilir, bu aynı zamanda sizin daha üstten “stratejiye” bakma imkanınızı da azaltıyor.

Ne yapabilirsiniz?
  1. Büyük resme çerçevele

Bir uygulama üzerinden şirketin ona değer vermediğini söyleyerek “beni görün” mesajını veren arkadaşımıza sadece o konu üzerinden değil, daha büyük çerçeveden, büyük resimden dönersek o şikayet ettiği konu küçülecektir. O konuyu çok boyutlu bir kurum – birey ilişkisi içinde değerlendirdiğinde farklı boyutları da görebilecektir. Zaman içinde bu ilişkide değer alma verme dengesinin tamamen bireyin aleyhine olduğuna karar verirse farklı arayışlara girebilir, sizin duruşunuz yönetici olarak bu alma verme dengesini çalışanın tüm boyutlarıyla, sistemsel bir şekilde görmesine yardımcı olmaktır.

2. Net sınır çiz

Yönetici olarak “tepki görme”, “çalışanı incitme” güdünüz karşıya aşırı empati yapma noktasına sizi götürebilir, bu da “memnun etme delisi” sabotajcısının etkisini daha da fazla hissetmenize yol açabilir. Bu sınırı çizerken örneğin “Dilersen bu konuyu ayrı bir bire bir toplantıda konuşalım, o toplantının çıktılarını da ekiple paylaşalım” diyebilirsiniz. Sınır koyduğunuzda aslında o kişiyi de koruyan bir liderlik davranışı göstermiş oluyorsunuz.

3. Öfke – anlık tepkiden uzak dur

Bu arkadaşımız konuştuğu anlarda öfkeniz yükselebilir, anlayamamanın veya yargıcınızın önerdiği olumsuz etiketlerin etkisine girebilirsiniz. Bu anda yapmanız gereken sakin olmak, araya bir 10 saniyelik duraklama ekleyebilmek ve çalışanınızı etiketlemeden onun örneğin “kurum-birey ilişkisi” değerlendirmesinde sizden çok farklı bir noktada olabileceğini kabul ederek bir çözüm önermek olabilir. Böylece “şımarık, hadsiz” etiketlerinin iletişiminize getireceği olumsuz ses tonlamaları, mimikler gibi etkilerden de kurtulmuş olursunuz.

Bu ve benzeri konuları bir topluluk ortamında deneyimleyip liderlik becerilerinizi geliştirmek ister miydiniz?

www.bertayfisekci.com/kazanan-liderler-kulubu

Fikrinizi buradan belirtin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir