Merkez Yöneticinin Görünmezlik Tuzağı
Sık sık konuştuğum merkez yöneticilerde (orta kademe) yaygın bir yılgınlık gözlemliyorum, çoğu yönetici değer görmediğini, hakkını alamadığını ifade ediyor. Objektif bir yerden baktığımızda çoğunun haklı olduğunu biz de görebiliriz.
Ben de General Electric Sağlık bölümündeki kariyerimin ilk 3 yılını “başarılı” geçirmekteyken benzer duygular içindeydim. Yaptığım işi seviyor, iyi sonuç getiriyor, olabildiğince de müdürümle bu konuları konuşmaya çalışıyordum. Şirket ve ülke kültürü elverdiği ölçüde takdir de görüyordum, ancak kariyerimin tepe noktasındaydım ve “değer görmediğimi” düşünmek belki de kolayıma geliyordu.
Burada yaygın bir inançtan da bahsedeyim : Kendimize göre “iyi iş” çıkardığımızı düşündüğümüzde hayatın doğal akışında “ödüllendirileceğimizi” veya “terfi edeceğimizi” düşünebiliriz. Bu olmadığında zihnimizdeki mazeret makinası yargıç çok farklı sebepler uydurur ve kendimize saygımızı ayakta tutmaya çalışır, dış dünyayı, anlaşılmamayı, müdürümüzün desteğini, şirketin durumunu gündeme getirerek “bizde sorun yok, şu şu sebepten yükselemiyoruz” söylemini geliştirir ve bu bizi bir süre idare edebilir. Ne zaman ki “Başıma gelenler benim çabalarım, eylemlerim ve ilişkilerimin doğal bir sonucu” deyip sorumluluk almaya başlarsak, o zaman değişimin ve yeni yolların açılışını görebiliriz.
Kazanımlarınızı, şirketinize kattığınız değeri konuşmamak, doğru kişilere ulaştırmamak, katkınızı bilinir kılmamak “alçakgönüllülük” değil, farkında olmadan kendinizi “ihmal edilebilir” bir konuma sürüklemek olabilir. Uzaktan ve üzerinden bir süre geçtikten sonra baktığınızda bu süreçteki eksik eylemlerinizi ve maliyetini görebilirsiniz.
Benzer bir durumda merkez yöneticiler neler deniyorlar?
- Daha çok çalışmak – görünür olabilme umuduyla daha fazla çalışmak, daha uzun saatler ofiste kalmak, kendi çıktılarınızı artırmaya çalışmak… Sizinle tam da ilgili olmayan bazı başka işlere “evet” demek, yükünüzü artırabilir ancak çoğu kez görünürlüğünüzü artırmaz.
- İş çıktılarınızda sessizleşmek – nasıl olsa bir etkisi olmuyor diye düşünerek yaptığınız iyi işlerdeki hikayeleri de kendinize saklamak, daha çok içinize dönmek..
- Katkınızı netleştirmemek – çıktınızı, işinizi, kattığınız değeri sayısallaştırmamak, “iyi iş zaten kendini anlatır” veya “herhalde yaptıklarımı görüyorlardır” demek durumu daha da kötüye götürebilir.
Peki burada ne öneriyorum… Önce yazının başındaki hikayeyi tamamlayayım. GE’deki o dördüncü yılımda bizim insan kaynakları iş ortağımız Sibel ile daha sık konuşmaya, kendimi anlatmaya başladım. Son birkaç yılda neler yaptığımı, Orta Asya’daki başarılarımızı, benim nelerden hoşlandığımı, sonraki adımlarımla ilgili neler düşündüğümü paylaştım, aramızda bir güven oluştu. Sonra dışarı verilmeyen bir rolle ilgili Sibel üzerinden bana bir iş ilanı ulaştı, başvurdum ve kabul edildim. Tüm kariyerimin en değerli rolü için Global ürün müdürlüğüne atanmıştım. Orada beni geliştiren ve şaşırtan çok olay yaşadım ancak bu “sonraki işi bulma” hikayesinin anlamlı olduğunu düşünüyorum.
Neler yapabiliriz böyle hissediyorsak?
- Teslim ederken anlat – Yaptığın işin çıktısını sadece “bitti” diyerek iletme, elde edilen sonuçları, mümkünse sayısal karşılıklarını, gelir artışlarını, maliyet düşüşlerini teslim sırasında anlat… Önce müdürün, sonra da bunu bilmesi gerekenlerin kulağına bu anlatım ulaşsın.
- Etkini takip et – kendi kattığın değeri düzenli olarak dokümante et, rakamlı biçimde biriktir. Bu yıl içindeki iletişimine destek olacağı gibi, yıl sonu değerlendirme toplantısında da senin konumunu güçlendirecektir.
- Müdürün dışında ağını genişlet – Önemli bir satış artışı mı sağladın, satış direktörü bunu bilsin, ciddi bir maliyet azalması mı yarattın, finans direktörü bunu duysun… kendi müdürün dışındaki önemli yönetici ekibinin de seni tanıması için ilişki yatırımı yap.
Burada bir şeyin altını çizeyim: Görünür olmak, kendini abartmak ya da boş yere öne çıkmak değildir. Emeğinizin ve kattığınız değerin doğru okunmasını sağlamaktır.
Kariyerimizin ilerlemesi halen, bu koşullarda bile, bizim yaptığımız ve takip ettiğimiz eylemlerle uyumlu şekilde ilerliyor, buna inanırsak ve somut bir plan yaparak, gerekli yardımları alarak ilerlersek başarı şansımız artacaktır.
Siz de benzer durumdaki yöneticiler ile bir topluluk içinde kariyerinizin planını yapmak ister miydiniz, Kazanan Liderler Kulübü’ne bekliyoruz.


