Stres Altında Neden “Başka Biri” Oluyorsunuz?
Toplantı gergin. Proje geride, müşteri kızgın, üst yönetim baskı yapıyor. Tam bu anda ekip üyelerinizden biri bir soru soruyor. Normal zamanda bu soruyu sakin bir şekilde cevaplardınız. Ama o an ağzınızdan çıkan ses tonu, kullandığınız kelimeler… O sert ve sinirli halinize sonradan siz de şaşırdınız… Sanki başka biri konuşuyor.
Toplantı bitiyor. Arabanıza biniyorsunuz. Ve o an düşünüyorsunuz: “Ben az önce ne yaptım?”
Tanıdık geldi mi?
Beynin Sınırlı Enerjisi
Sébastien Page, “The Psychology of Leadership” kitabında yirmi yılı aşkın gözlemlerine dayanarak ilginç bir tespit yapıyor: Parlak analitik insanlarla çalışırken şunu fark etmiş: IQ tam gaz çalışırken EQ arka koltuğa geçiyor. Beynin IQ ve EQ arasında dağıtacak sınırlı bir enerjisi var gibi görünüyor.
Şöyle düşünün: Karmaşık bir problemi çözmeye çalışırken biri size itiraz etti. Bu itirazı “zekâma hakaret” gibi algıladığınız oldu mu? O anda muhtemelen öyle hissettiniz. Ama sakinleşince düşündünüz: “Aslında haklıydı, neden bu kadar tepki verdim?”
Page’in bir meslektaşından aldığı tavsiye çok güzel: “Fikrin sen değilsin.” Birileri fikrinize itiraz ettiğinde aslubda size saldırmıyorlar ama stres altındayken bunu ayırt etmek neredeyse imkansız hale geliyor.
Stres Altında Ne Oluyor?
Page kitapta kendi Hermann Beyin Dominansı testi sonuçlarını paylaşıyor. Normal zamanda dört kategoride (analitik, süreç odaklı, kişilerarası, yaratıcı) dengeli çıkmış. Sonuç neredeyse mükemmel bir kare şeklinde ama stres altındaki sonuçlara bakınca kare üçgene dönüşmüş. “Kişilerarası” kategorisi neredeyse sıfıra düşmüş.
Page stres altında neler yaşadığını şöyle özetliyor:
- Başkalarının ne hissedeceğini öngöremiyor
- Duygusal unsurları anlamakta zorlanıyor
- İletişim tarzı bozuluyor
- “Reply All” butonuna basıp pişman oluyor
Kendisi de itiraf ediyor: “Baskı altında tüyler ürpertip ürpertmediğimi hafife alıyorum. Probleme odaklanıyorum ve iletişim tarzım kötüleşiyor.”
Sabotajcılar Devreye Giriyor
Pozitif Zeka’da bu duruma “sabotajcı tetiklenmesi” diyoruz. Stres anında beynimizin “hayatta kalma bölgesi” devreye giriyor. Bu bölge korku, stres ve öfke gibi olumsuz duyguları tetikliyor. Bu duygular içindeyken empati kurma, yaratıcı düşünme ve büyük resmi görme kapasitemiz düşüyor.
Shirzad Chamine durumu şöyle açıklıyor: “Olumsuz duyguda kalmak olayları net görmemizi engeller. Her ne olduysa ona empati, merak ve yaratıcılık ile cevap verme kapasitemizi azaltır.”
Yani stres altında “aptallaşmıyorsunuz”. Olan şu: Beynin bir kısmı kapanıyor, diğer kısmı aşırı çalışıyor. Problem çözme modundasınız ama ilişki kurma modunuz kapanıyor sanki. Bu bir karakter zafiyeti değil biyolojik bir gerçek.
Burada kritik olan farkında olmak çünkü farkında değilseniz, stres geçtikten sonra arkada kırık ilişkiler kalıyor.
Üç Pratik Adım
1. Stres Sinyallerini Tanıyın
Herkesin kendine özgü stres sinyalleri var. Bazı insanların sesi yükselir, bazılarının omuzları gerilir, bazıları hızlı konuşmaya başlar.
Kendinize sorun: Stres altında olduğunuzu gösteren ilk fiziksel işaret nedir? Bu işareti tanımak müdahale için ilk adımdır.
2. Mikro-Duraklama Yapın
Stres sinyalini fark ettiğinizde cevap vermeden önce bir nefes alın. Sadece bir nefes. Bu kadar basit ama bu kadar zor.
Page şunu öneriyor: “Uyaran ile tepki arasına mikro-duraklama yerleştirin.” Bu duraklama beynin “bilge” kısmına devreye girme şansı veriyor.
Pozitif Zeka’da buna “PQ rep” diyoruz. Sadece on saniye bir duyumuza odaklanıyoruz. Ayaklarınızın yere basışını hissediyorsunuz, nefes alıyorsunuz, bir nesneye bakıyorsunuz. Bu kadar kısa bir an bile beyni “hayatta kalma” modundan çıkarabiliyor.
3. Mizahı Kullanın
Page kitapta şu tavsiyeyi veriyor: “Gerginliği dağıtmak için mizahı kullanın. Tercihen kendinizle ilgili bir şaka yapın ve havanın nasıl yumuşadığını izleyin.”
Stresli bir toplantıda kendinizle dalga geçebiliyorsanız muhtemelen o an “bilge beyniniz” aktiftir. Kendinizi çok ciddiye alıyorsanız muhtemelen sabotajcı moddasınızdır.
Sonuç
Stres altında “başka biri” olmak aslında normal, beynimiz böyle çalışıyor. Ancak bunun farkında olmak ve sonraki adımdan önce bir an sakinleşebilmek bir liderlik becerisine dönüşüyor.
Bu hafta şunu deneyin: Stresli bir an yaşadığınızda tepki vermeden önce kendinize sorun: “Şu an hangi beyinle konuşuyorum? Problem çözen mi, ilişki kuran mı?”
Cevap muhtemelen “problem çözen” olacak. Bu farkındalık bile bir sonraki cümlenizi değiştirebilir.
Çünkü en iyi liderler problem çözerken bile ilişkileri koruyabilen liderlerdir. Bu doğal bir yetenek değil, geliştirilebilir bir kastır. Her stresli an bu kası çalıştırmak için bir fırsattır.


